Sevgili Mezunlarımız, Değerli Kardelen okurları…

Merhaba

Sevgili mezunlarımız, değerli Kardelen okurları…

İşi ehline vermek (uzmanına, layık olana) gerekir. Dinimizde, kültürümüzde, kanunlarımızda devlet işlerinin liyakat sahiplerine verilmesini gerektirir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu “devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat ilkesine dayandırmak ve sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır” demektedir.

Evrensel standartları olan yapılacak her iş;( bilim, sanat, teknik vs.) liyakatli kişilerce idare edilmelidir. Yöneticilerin görevleri verirken dikkat edeceği en önemli şey; görev alacak kişinin (siyasi görüşü, inancı, dili, dini, ırkı ne olursa olsun) memur olacağı işe vaziyet edebilme kapasitesinin yeterliliği olmalıdır. Yönetmek bize tabi insanları etrafımızda toplamak değil, verilen vazifeleri hakkıyla yerine getiren insanları her türlü görüş farklılığına rağmen idare edebilmektir.

Bunu sağlayabilirsek hem kurumların çalışanları arasındaki, başarıya yönelik rekabet artacak, rekabetin artmasıyla üretilen hizmetlerin kalitesi yükselecek, bize verilen Devlet Emaneti bizden sonraki nesle hakkıyla teslim edilmiş olacaktır.

Değerli okurlar;

Bildiğiniz gibi Covid-19 salgını Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edildi. Pandemi süreci tüm dünyada ekonomik ve sosyal hayatı çok ciddi şekilde etkiledi. Bir süre daha gündelik hayatımızdaki dramatik etkilerini sürdürecek gibi görünüyor. Bununla birlikte uygulanan tedbirlerin neticelerini umutla takip ediyoruz. Her gün açıklanan sonuçlara bakarak, Ülkemizin bu süreci birçok ülkeye göre daha hafif ve az kayıpla atlatacağına olan inancımız her geçen gün artıyor. Bu inançla, salgının neden olduğu üstümüzdeki panik ve korku havası yavaş yavaş dağılıyor. Gelecekle ilgili belirsizlikler azaldıkça hayatlarımız normale dönmeye başlıyor.

İnsanlık tarihi savaşların, salgınların, kırımların tarihidir aslında. Tüm bu yok oluşlara rağmen, insanlık var olmayı yardımlaşma ve dayanışma ile başarmıştır. Bu süreci, yapılan yönlendirmelere uygun davranarak, ortaklaşa hareket ederek, toplumsal dayanışmayı en üst seviyede tutarak en kısa sürede atlatacağımıza, kontrollü sosyal hayattan, ancak toplumsal iş birliği ile normal hayatlarımıza adım adım dönebileceğimize inanıyoruz.

Değerli okurlar;

Bu dönemde yaşanılan belirsizlikler sivil toplum faaliyetlerini de doğrudan etkiledi. Yapılan araştırmalar dernek, vakıf gibi sivil toplum kuruluşlarının % 30 unun faaliyetlerini tamamen durdurduğunu gösteriyor. Derneğimiz bu süreçte üyelerimiz arasındaki yardımlaşma ve dayanışmanın sağlanması hedefi doğrultusunda faaliyetlerini aralıksız sürdürdü. Toplu etkinliklerin yasaklanması ve sokağa çıkma kısıtlamaları nedeniyle; Derneğimizin her yıl geleneksel olarak düzenlediği “Pilav Günümüzü” ve “Geleneksel Akçay Buluşmamızı” öngördüğümüz tarihlerde gerçekleştiremedik. Her devreden mezunlarımızla bir arada olabildiğimiz, özlemle beklediğimiz bu etkinlikleri pandemi sürecinin daha iyiye gitmesi yönündeki umudumuz ve beklentimiz doğrultusunda önümüzdeki eylül ayında yapmayı planlıyoruz.

Dernek olarak ağustos ayından başlayarak yoğun bir takvime girmiş olacağız. Ağustos ve eylül ayı içinde Dernek Şube Başkanlık seçimlerini tamamlayacağız. Şartlar uygun olduğu takdirde eylülün ilk haftalarından birinde Pilav günümüzü gerçekleştireceğiz. 19 eylülde Geleneksel AKÇAY Buluşmasını ve bu buluşmada 1960 mezunlarımıza mezuniyette 60. Yıl, 1980 mezunlarımıza mezuniyette 40. Yıl plaket törenlerini yapacağız. Ekim ayında DEMOKSAN seçimimiz ve 1995 mezunlarımıza mezuniyette 25. Yıl plaket törenlerini yapacağız. Kasımda Genel Merkez seçimiyle takvim yoğunluğumuz normale dönecek. Dileriz hayatımız bir an önce normale döner. Bizde mezunlarımızla sıkça bir arada olacağımız bu takvimi eksiksiz tamamlarız.

Yazımı sonlandırırken; Sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Sağlıcakla kalın…

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir